EL Mİ YAMAN, BEY Mİ YAMAN?

2008 ağustos ayında Hürriyet gazetesinde şöyle bir haber vardı. Zamanın başbakanı “Ben çevrecinin daniskasıyım. Esas çevreci benim.” Diyordu. Haberin detayına girmiyorum. Yalnız muhabirin “Evet sen dindar ve kindar bir çevrecisin” demesini hala unutamadım.

Ben o günlerden bu günlere bakarken ibretlik bir manzara görüyorum.

AKP’nin iktidara gelmesine destek veren Doğan medya grubunun düştüğü duruma bakın. Hükümet kurulduktan itibaren medya üzerinde baskılarını artıran iktidar 2015’e 2016 ve 2017’ye gelince Doğan Medya grubunu ezmeye başladı. Birçok genel müdürü, temsilcileri, yazarları özel talimatlarla, tehditlerle Hürriyet gazetesinden ayrılmak zorunda bıraktılar. Onların yerine iktidara yakın isimler getirilmeye başlandı… Akif Beki, Abdulkadir Selvi gibi.

Bireysel olarak düşüncesini açıklayan Kanal D haber spikeri İrfan Değirmenci “Referandumda ben hayır oyu kullanacağım” dediği için gazeteden uzaklaştırıldı. Ama referandumda evet oyu kullanacaklarını söyleyen gazete, yazar ve mensuplarına dokunulmadı.

Geçenlerde ise Hürriyet gazetesi “Karargâh rahatsız” manşetini kullanınca kıyametler koptu. Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin görevinden alındı. Yerine Fikret Bila getirildi.

Demek ki zaman içerisinde Hürriyet gazetesi iyice ezilerek hizaya sokulmuştur.

El mi yaman, bey mi yaman. Tarihimizde çok çeşitli hadiseler bize elin yaman olduğunu ispat etmiştir. Nice sultanlar el tarafından devrilmiştir. Bir de şunu düşünüyorum zor oyunu bozuyor. Demek ki gücü olmayan imanın fazlaca bir değeri de yoktur. İmansız güç ise çok zalim olur, merhametsiz olur. Rejimi değiştirerek tek adam rejimini getirmek arzusunda olanların akıllarının bir köşesine yazmaları gereken en önemli nokta budur.

Bu bakımdan 16 Nisan referandumu Türkiye’nin belki de dünya Türklerinin kader oylaması olacaktır. Bu arada enteresan bir şey oldu. Tek Adam rejimine örnek ülke Azerbaycan’da İlhan Aliyev karısını başkan yardımcısı yaptı.

Allah’ın bir hikmetidir bu. Görmeden dokunmadan bir şeylere inanmakta zorluk çeken bir kesimin gözünün açılmasına vesile olacak ve Türkiye’de yüzde 3 civarında “ evet” oyunun “hayır” oyuna dönüşmesini sağlayacaktır. Ve inşallah “hayır”dan hayır çıkacaktır.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*