TAHSİN BANGUOĞLU

Yağmur Tunalı’nın “Gittiler” isimli kitabını okudum. Gittiler’de yaşadıkları yıllarda milletimize büyük hizmetler etmiş, şimdi aramızda olmayan düşünür sanat ve siyaset adamları anlatılıyor.

Yağmur Tunalı’nın kitabında anlattıklarından biri de kendi ifadesiyle “Türk dili sahasında dünyada bilinen bir akademisyen” olan Tahsin Banguoğlu’dur.

“Milletimize milletvekili, bakan, Halkevleri Genel Başkanı ve parti genel başkanı olarak hizmet eden, her görevinde yüksek başarı gösteren Tahsin Banguoğlu’nun ‘Milli Eğitim Bakanlığı’nı ayrı yere koymak lazımdır” der Yağmur Tunalı. İsmet İnönü devrinde, eğitimde, hümanist çizgide bir yabancılaşma olmuştur. İkinci Dünya Savaşı ve 1946 seçimlerinden sonra hümanist çizgideki politikalardan vazgeçilmiş, bu değişmeyi idare edecek bakan olarak da Tahsin Banguoğlu seçilmiştir.

Tahsin Banguoğlu Milli Kültürü öne çıkarmış, milli hayata sıcak bakan insan türü yetiştirilmesini başarıyla yürütmüştür.

Yağmur Tunalı, 1988-99 yıllarında 80 yıllarını dolduran 16 kültür ve sanat adamının biyografik belgesellerini TRT adına hazırlamak için görevlendirilmiştir. İlk önce Tahsin Banguoğlu’yla röportaj yapmaya gider.

Tahsin Banguoğlu’yla röportaj ve televizyon çekimlerini yapmak için Banguoğlu’nun Vaniköy’deki evine gitmiş, çekimler yapmış, konuşmasını kaydetmiştir. Konuşma 2 saat sürmüştür. Çekimlerin sonunda Banguoğlu “Yağmur, burada çok kalmayacağım, en çok 1 yıl. Gel ve benden ne alırsan al…” der. Yağmur Tunalı hayıflanarak, “işte bunu yapamadım” diye yazmaktadır. Banguoğlu da dediği gibi 1 yıl içinde rahmetli olur.

Ben Tahsin Banguoğlu’nun bir dil bilgini ve İnönü devrinin önemli siyasetçilerinden biri olduğunu biliyordum. Fakat hakkında fazla bilgim yoktu, bugün de yok. Yağmur Tunalı’nın kitabından önemli bilgilere ulaştım.

Tahsin Banguoğlu’nu tanımam ama onunla ilgili bir hatıram var. Kitabı okuyunca yaşadığım o anı hatırladım ve yazmam gerekir diye düşündüm.

Herhalde üniversiteye yeni girmiştim. Otobüsle Keşan’a geliyordum. Yanıma yaşlı bir beyefendi oturdu. Bir müddet sonra konuşmaya başladık. Trakya’nın Osmanlılar tarafından alınışını falan konuştuk. Ben ilkokul üçüncü sınıftan itibaren tarihle ilgileniyordum. Tarihle ilgili dergi, roman, gazete yazısı, elime ne geçerse okuyordum. Bir hayli bilgi sahibiydim. Fakat konuştuğum yaşlı bey çok daha biliyordu. Konuları çok da güzel anlatıyordu. Bu benim dikkatimi çekti, birdenbire “siz kimsiniz?” diye sordum.

“Ben Tahsin Banguoğlu’yum.” dedi. Keşan’da akrabaları varmış. Akrabalarını ziyarete gidiyormuş. Ziyarete gittiği akrabasını tanıyordum. Kazım Banguoğlu dükkân komşumuzdu. Sonradan başka bir dükkâna taşındı. Tahsin Banguoğlu’nun Keşan’a geldiği tarihte artık dükkân komşumuz değildi.

Çocukluğumda dükkân komşularımızın hepsini akrabamız gibi görürdüm ama sadece ben değil o dönemin Keşan’ı ve Türk toplumu böyleydi. Komşuluk akrabalık kadar hatta, zaman zaman, neredeyse akrabalıktan önce gelirdi. Kazım amca o tarihlerde orta yaşlı, sessiz, sakin bir insandı. Tahsin Banguoğlu’na akrabalarını tanıdığımı söyledim. O da bana “sen kimin oğlusun?” diye sordu, ben de Eski Gelibolu caddesinde küçük bir tahin helvası, yoğurt dükkânı olan Hamdi Şalk’ın oğluyum diyerek kendimi tanıttım.

Kazım Banguoğlu o tarihte dükkân komşumuz olmadığı halde beni tanışmış olması sebebiyle babamın dükkânına uğramış ve onunla konuşmuş. Otobüste benimle tanıştığını, sohbet ettiğini ve beni beğendiğini söylemiş. Bana göre bu hareketi; Tahsin Banguoğlu’nun mütevazı kişiliğini, gerçek bir halk adamı olduğunu, gençlere ve gençliğe verdiği önemin bir göstergesiydi.

Kazım Banguoğlu amca ve oğlu Hilmi Banguoğlu rahmetli oldular. Kazım Banguoğlu’nun torunu Turay Banguoğlu Keşan’da kuyumculuk yapıyor. 3-4 senedir tanışıyoruz. Keşan’a gittiğimde dükkânına uğrarım. Yine uğradım. Tahsin Banguoğlu’yla otobüste karşılaşmamızı anlattım, ilgilendi. Bana Tahsin Banguoğlu’nun Keşan’ın o tarihteki ileri gelenleriyle birlikte çektirdiği bir fotoğrafı gösterdi. Ayrıca kendisinde de imzalı bir kitabının olduğunu, kitapta İsmet İnönü’yle ilgili anekdotlar bulunduğunu, kitabın piyasada bulunmadığını ama kızlarında olabileceğini, araştıracağını, bulursa bana vereceğini söyledi. Umarım kitap bulunur.

Milletimizin yetiştirdiği bu büyük dil bilginini, milleti için çalışan bu örnek adamı daha iyi tanımak, tanıtmak ve anlatmak Milletimize bir hizmettir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*