Türkiye, gerçek değişimin eşiğinde

Objektif Araştırma şirketinin seçim anketi sonuçları açıklandı. Buna göre, Meclis tablosu tamamen değişiyor; Cumhurbaşkanlığı seçimi 2’inci tura kalırsa 43.7 oy alan Erdoğan seçilemiyor. Bu da, Türkiye’nin önünde yeni bir ufuk açılıyor demektir.

Basında yer alan anket sonuçları şöyle:

Mevcut partilerle yarın seçim olsa, hangi partiye oy verirsiniz?

AKP 49.1, CHP 30.1, HDP 11.5, MHP 5.1, Diğer 2.1, Kararsız 23.0, Oy kullanmam 16.9

Son seçimlerde oy verdiğiniz partiden memnun musunuz?

Hayır; AKP 18.2, CHP 20.0, HDP 5.3, MHP 78.7, Diğer 24.0

Akşener’in partisinin de dahil olduğu seçim sonuçları

AKP 39.9, CHP 23.4, Yeni Parti 21.0, HDP 10.1, MHP 4.0, Diğer 1.6, Kararsız 15.0, Oy kullanmam 16.6

Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. Tura kalırsa, kesinlikle R.T. Erdoğan’a oy veririm

Katılıyorum 43.7, Katılmıyorum 56.3

Biz Akşener’li sonuçları tahlil edelim.

Birinci tespit: Partilerin 1 Kasım 2015 seçimlerine göre durumu: AKP oyu yüzde 49.5’den yüzde 49.1’le, az da olsa düşüş; CHP oyu yüzde 25.3’den yüzde 30.0’la hızlı yükseliş; MHP oyu 11.9’dan yüzde 4.0’le hızlı düşüş ve PKK’nın siyasi uzantısı HDP oyu yüzde 10.8’den yüzde 10.1’le düşüş sürecine girmiştir.

AKP’nin bu düşüşünü, Cumhurbaşkanlığı 2’inci tur seçimlerinde Erdoğan’ın aldığı yüzde 43.7 oyla birlikte düşününce, önüne geçilemez ciddi bir kayıp sürecine girildiğini söylemeliyiz. Bunun temelinde; Türk Milletinin kamplara bölünmesi, ordu ve kurumlarıyla kimyası bozulan devlet kadrolarının devasa iç ve dış meseleleri çözemez hale gelmesi yatmaktadır. Ülkeyi bu noktaya getiren siyasetin kodlarında herhangi bir düzelme emaresi yoktur; o halde düşüş devam edecektir.

CHP’nin bu yükseliş çıkışını sürdürüp sürdüremeyeceği önemli bir sorudur. Bize göre, yönetimin kimliğine musallat olan fay hatları terk edilip, kuruluş ayarlarına dönerek, toplumun güvenini kazanmak suretiyle devam ettirilmesi mümkündür. Aksi halde geçici olacaktır.

MHP’nin kaybı çok büyüktür; şaşırtıcıdır, baş döndürücüdür; izahı da zordur. Yanlış anlaşılmasın, şaşırtıcı olan bu sonuçlar değil, MHP gibi bir partinin bu duruma neden ve nasıl düşürüldüğüdür. Belli ki Partinin siyaseti tamamen yanlıştır; ama neden devamı için ısrar ediliyor? Bunu şöyle yorumlayabiliriz: herhalde partinin tasfiyesine karar verilmiş de, gereği yapılıyor; ama gerekçesi de meçhuldür. Bu ifadeyi yadırgayan ve reddedenlere seslenelim; millî bir meselede inatçılık veya inkârcılık çok yanlıştır, zararlıdır; doğru olan gerçekçi olmaktır.

HDP’nin (Bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı) aldığı oylarda yüzde bire yakın bir düşme vardır. Bize bu sonuç pek inandırıcı gelmedi. Sanki 2015’den itibaren şiddetlenen terörle mücadele hiç işe yaramamış… Özellikle hendek ve kent teröründeki o facialar, vatandaşın tavrını net bir şekilde devletten ve milli birlikten yana koyması yok olmuş… Etnik tuzaktan kurtulmanın psikolojisi ve idraki fayda vermemiş… Bölgeyi herkes geziyor, görüyor; kıyaslanamayacak bir rahatlamayı görüp memnun oluyor. Ama siyasi eğilimde az bir değişiklik olmuş…

7 Haziran 2015 seçimlerinde aldığı yüzde 13.1 oy, 1 Kasım 2015’de 10.8’e düşmüş. Beş ayda bu kadar ciddi bir düşüş varken; 23 ay sonra bugün 0.7 oy kaybetmesi, izaha muhtaçtır. Üstelik seçimlerde bu partinin nasıl oy aldığını bilmeyen yoktur. Sahte seçmenle, tehditle, şantajla, silahla oy aldığı yazılıp çizildiği; şimdi toplumun uğradığı maddi ve manevi zarar, evlatlarını katleden teröre duyduğu öfke ortadayken nasıl oluyor da bu oyu alıyor?

İkinci tespit:

Bu araştırmada, daha partisi kurulmamış olan Meral Akşener, ikinci partinin yüzde 23’üne karşılık yüzde 21 oyla üçüncü sıraya yerleşmiştir. Demek ki, beklendiği gibi partisini kurup, kadrosu ve programıyla Türk Milletinin önüne çıkıncı ikinci parti konumuna gelebilecektir. Bu siyasi hayatımız açısından çok anlamlı ve önemlidir. Milletimiz şimdiden teveccüh göstermekle, bu harekette kendine uygun değerler ve hizmetler görüyor. Böyle olmasaydı, araştırmalarda esamisi bile okunmazdı. Tabii bu tespit, yeni parti kurucularının nasıl bir sorumlulukla karşı karşıya olduklarını da açıkça gösteriyor.

Üçüncü tespit: Malum anayasa değişikliği ile parlamenter rejim rafa kaldırılarak; sistem ve rejim değişikliğini aşan bir şekilde egemenlik “tek adam”a devredilmiştir. Bu bakımdan Cumhurbaşkanlığı seçimi beka meselesidir. Yanlış anlaşılmasın, Erdoğan veya Yıldırım’ın değil, Türk Milletinin bekası meselesidir.

Ankete göre, ikinci turda Erdoğan yüze 43.7 oy alarak seçilemiyor. Önceki seçimde Ekmelettin İhsanoğlu ile yarışan Erdoğan yüzde 51.79 oyla seçilmişti. İhsanoğlu hiç desteklenmediği, tek bir miting bile yapamadığı, aleyhinde kampanyalarla seçime iştirak yüzde 76’lara düşürüldüğü halde Erdoğan ancak bu oranla seçilebilmişti.

Şimdi söylendiği gibi Kemal Kılıçdaroğlu veya CHP kökenli bir aday çıkacakmış. Buna göre ikinci turda Meral Akşener ile kim yarışırsa yarışsın, Cumhurbaşkanı bugünden bellidir.

***

Eksen Sendikalar Birliğinin düzenlediği “Kanla Olgunlaştırılan 12 Eylül” Paneli bugün Ankara Ulucanlar Cezaevi Müzesinde yapılacaktır. Lütfü Şehsuvaroğlu’nun yönetiminde Efendi Barutçu, Hakkı Öznur ve Yılma Durak konuşacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*